Ana Sayfa > Site Yazarları

HATİCE EROĞLU AKDOĞAN - esenlertime@hotmail.com
​İSTANBUL, AH İSTANBUL!
03 Kasım 2017 - 178 okunma

İSTANBUL, AH İSTANBUL!

Bundan böyle değil de aslında yıllardan beri birbirinden ayrışan iki İstanbul var: Biri beton öncesi diyebileceğimiz İstanbul, diğeri tek ve özdeşik bir kavram gibi ifade edeceğimiz betonistanbul. Öncesinin İstanbul’u, beton baronlarının kentimizi tam olarak ele geçirmesinden önceki sürece tekabül ediyor. Bu süreçte kent yönetimi ve denetimi üzerinde hak sahibi olan kurum ve kişilerin etkisi öyle ya da böyle devam ediyordu. Hukuksal açıdan karşı koyuşlar az çok bir işe yarıyordu. Mimarlar Odası ve tarihi dokuyu korumakla görevli resmi kurul, kenti sözde doğru bir biçimde yönetmekle görevli belediyeye rağmen bir rol ve etki sahibiydi.

Ülke sermayesi dümeni beton satmak ve beton dökmeye doğru kırınca, İstanbul halkın ve onu mesken tutan yaşamın çok değişik renkleri ve dinamiklerinin İstanbul’u olmaktan çıktı. Sürgün başladı. Sosyal doku parçalanarak bozuldu. Ve beton baronları büyük bir utanmazlık ve aymazlıkla geçtiğimiz 29 Mayıs’ta “atamız, padişahımız” diye övünerek politik malzeme haline getirdikleri Fatih Sultan Mehmet’in ruhuna adeta lanet okur gibi bir gösteride bulundular. İstanbul’un altını üstüne getirmekte kullanılan 1453 hafriyat kamyonuyla gövde gösterisi yaparak, tarihine, doğasına tecavüz edilmiş sermayenin İstanbul’una bayrak dikmiş oldular.

 Surlardan dışarı doğru açılalı çok çok uzun yıllar olmuştu. Ama bu seferki bir başka bir şeydi… Emeğin hakkını yiyen, barınma hakkını çok pahalı bir bedele dönüştüren, her gökdelenin dibini bir tüketim pazarına çeviren, site yönetimlerini aylık paraların toplandığı kasalara çeviren bambaşka bir dönüşümdü. İktidar çark dönüyor diye memnun, patronlar da bu çarka el veren iktidardan memnun…

İhaneti “Oh” Çeke Çeke İçtiler

Tüm bu, İstanbul’u İstanbul olmaktan çıkarma planları 2013’te Gezi İsyanı ile geri teper bir pozisyona evrilir hale gelmişti. Beton baronlarının AKP iktidarı bütün gücünü bu isyanı bastırmaya harcadı. Daha direniş sürüyorken yetersiz kaldığı görülen tomalara yeni toma siparişleri eklendi ve aynı hızla yeni biber gazı ihaleleri açıldı. İsyan bastırıldığında betoncular rahat bir nefes aldılar. Çünkü varlıkları ancak ve ancak İstanbul üzerine dökecekleri betona bağlıydı. Yine aynı süreçte 3.köprü ve 3.havaalanı inşaatı da halka ve halkın İstanbul’una bir meydan okuma göstergesi olarak başlatılmıştı.

Öncesi de mutlaka var ama Bizans’tan başlayarak Osmanlı’nın da koruyup gözettiği, batılı gezginlerin üzerine methiyeler düzdüğü İstanbul’un kuzey ormanları, köprü ve havaalanı projesiyle bir baştan bir başa yarıldı; habitatı paramparça edildi. Kanayan yaraya da üst üste beton ve asfalt basıldı. Kentine, doğasına sahip çıkanlar İstanbul’un başına gelen felaket karşısında avaz avaz “imdat” çığlıkları atarken, beton baronları mikserlerini boşalttıkları her an için kahkaha atıp, “oh” çekmiş olmalılar.

Kuzeyde onlarca göl, onlarca dere, yüz binlerce ağaç ve bunlarla birlikte mantarların, kelebeklerin, böceklerin ve diğer her türlü canlının yaşam alanı yok edilirken İstanbul kenti içten ayrıca bir kuşatılıyordu. Sanırım 2012 yılıydı. Beton patronu Ali Ağaoğlu bir tv programında, sunucunun İstanbul’da “konut yapacak yer kaldı mı ki?” şeklindeki sorusuna ”, İstanbul’un “mevcut yapılar dahil %70’inin inşaat potansiyeli taşıdığını” ifade etmişti.  Çok geçmedi onu at üstünde Maslak’taki ormanda inşaat pazarlarken gördük. Tepkiler karşısında önce ‘dur’ der gibi yaptılar ama şimdi o ormanın bir yerinde Ağaoğlu’nun beton blokları yerli yerine oturmuş durumda.

Evet, kuzeyde göller kurutuldu. Ağaçlar kesilip orman zemininden metrelerce aşağıya kadar inilerek yaşamı barındıran bütün toprak sıyrılıp atıldı. Kuzeyden kemirilen İstanbul’un kentine de gökdelenler çakıldı.  Araba tekellerinin damarlarını rahatlatmak için bol bol asfalt döküldü ve tüneller, kavşaklar, anayollar, yan yollar açıldıkça açıldı.  Kıyıda köşede kalmış ağaçlık alanlar okus pokus misali kayıplara karıştı. Her dökülen betonda, kepçe vurulan her bir alada İstanbul’umuzun damarları küçüldü, ruhu kayboldu.

 Kentinin doğasına, tarihine sahip çıkan güçler gördüğü, bildiği olumsuzluklar karşısında cılız kalan sesleriyle hiç susmadılar. Yürütmeyi durdurma yönünde açılan davalarda lehte verilen kararlar, ya görmezden gelindi ya da arkasından dolanıldı. Gelinen aşamada İstanbul, taş yağdırılır gibi akıtılan betonların altında betonistanbul oldu.

Hep birlikte karar alıp, her şeyi el ele yaptılar. Temellere birlikte beton döktüler, betondan blokların açılışını birlikte yaptılar. Kuşağımıza emanet edilmiş olan mirası yiyip tükettiler. Aymazdılar, utanmazdılar. Bir de çıkıp “ihanet” derken bile kendi bekalarını kurtarmanın derdine düştüler.

Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


HATİCE EROĞLU AKDOĞAN Diğer Yazıları

20 Ekim 2017 - Kadına Yönelik Kuşatmanın Günümüzdeki Yöntemi
05 Eylül 2017 - Pardon; vatan, millet sevmek mi dediniz?
30 Haziran 2017 - SEVGİLİ AĞAÇ
27 Şubat 2017 - ATANAMAYAN ÖĞRETMENLİKTEN AÇIĞA ALINAN ÖĞRETMENLİĞE
21 Aralık 2016 - BİR BAŞKA FİDEL ÖYKÜSÜ
03 Kasım 2016 - HABERLER PAZARDAN AKTARDAN...
13 Ekim 2016 - İLERLEYEN ADIMLARLA BÜYÜYEN ANLAMLI BİR HAYAT
11 Ekim 2016 - KAVGAMIZIN CEVAHİRİ
16 Eylül 2016 - ASLI HAPİS ÜLKE...
04 Eylül 2016 - HAYALETE NÖBET
28 Mart 2016 - GÜL AĞLADI UTANCINDAN...
28 Şubat 2016 - BETONİSTANBUL
26 Şubat 2016 - GÖK MAVİSİ BİR TÜRKÜ...
29 Ocak 2016 - ADALET; SARAYA KAYITLIYDI MORGDA GÖRÜLDÜ
11 Ocak 2016 - KARADENİZ'İN YOLLARI ZATEN YEŞİL...
24 Kasım 2015 - GÜNLER, KADIN İÇİN ÇOK TEHLİKELİ...
31 Ekim 2015 - KÖYLERİMİZDEN MEGAKÖYLERE SOSYAL İLİŞKİLERİMİZ
07 Ekim 2015 - UTANAN İNSANLIKSA ZALİMLERE NE OLUYOR?
07 Ekim 2015 - Magna Carta’dan Bugüne
13 Eylül 2015 - SIBYAN MEKTEBİ...
18 Haziran 2015 - VAH KUZEY ORMANLARI...
31 Mayıs 2015 - GEZİ’NİN AĞACINA
21 Nisan 2015 - ERMENİ YANIMIZI YÜZ YILDIR KINIYORUZ
09 Nisan 2015 - EĞER YAŞAMAK DİRENMEKSE…
14 Mart 2015 - BAŞUCU KİTABIMIZ OLARAK YAŞAR KEMAL
30 Ocak 2015 - SIRRI ÖZTÜRK'Ü UĞURLARKEN...
20 Ocak 2015 - AÇIK MEKTUP: YÜZ YILLIK YARAMIZIN ACISIYLA HRANT’IN DÜŞTÜĞÜ YERDE…
11 Aralık 2014 - OSMANLICA YA DA DEDELERİMİZİN MEZAR TAŞI
13 Kasım 2014 - KİTAP...KİTAP...
30 Ekim 2014 - “Kaybedilmiş Mücadele Terkedilmiş Olandır”...
21 Ekim 2014 - EĞİTİMDE SONUÇ; SONUNCULUK...
16 Eylül 2014 - FESTVALİN MUNZUR OLANI
29 Haziran 2014 - KUZEY ORMANLARI KIYIMINDA TAŞERON İŞÇİLİK...
28 Mayıs 2014 - HAKSIZLIKLARA İSYANIN SOKAKTA ŞEKİLLENEN İÇERİĞİ...
27 Nisan 2014 - “Zulmün zorbalığın hesabıdır bu”
13 Nisan 2014 - Afişler AKP’nin Kirini Örtmeye Yetmiyor...
05 Mart 2014 - EVLERE BONCUK İŞİ…
21 Ocak 2014 - GEÇMİŞTEN GELEN ACI GERÇEK: “ÇOCUK GELİNLER”
11 Ocak 2014 - AYRI DÜNYALARIN AYRI BASINI
25 Aralık 2013 - SU İÇİN MÜCADELE EMEĞİN MÜCADELESİNİN GÜNDEMİDİR...
19 Aralık 2013 - HER YER TECRİT ALTINDA
09 Aralık 2013 - Eğitim Uluslararası Düzeyde de Yaya Kalmaya Mahkum...
22 Kasım 2013 - KADINA YÖNELİK SİSTEMATİK ŞİDDET
21 Kasım 2013 - ORGANİZE ŞİDDET DÜZENİNE KURBAN VERİLEN KADINLAR
15 Kasım 2013 - EV KADINA ŞİDDETİNDE YUVASI
13 Kasım 2013 - KADININ SAÇ TELLERİ ÜZERİNDE İKTİDAR VE BASKI OYUNLARI…
06 Kasım 2013 - KADININ AÇIK BAŞLA GEZME ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR?
13 Şubat 2004 - YENİ BİR KİTAP: 'Karadeniz Soldan Dalgalanır… Her Eylül’de...'
05 Şubat 2004 - YENİ BİR KİTAP: 'Karadeniz Soldan Dalgalanır… Her Eylül’de...'
30 Ocak 2004 - ADALET; SARAYA KAYITLIYDI MORGDA GÖRÜLDÜ
KÖŞE YAZARLARI
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
ARŞİV
..
SİZ DE YAZIN-YAYINLAYALIM!
HABERE DEĞER "ESENLER VE ÜLKE" YE DAİR KONULARI,GERÇEKLERİ,  
yerelgazeteci@hotmail.com,
esenlertime@hotmail.com,

E-MAİL ADRESLERİNDEN
GAZETEMİZE ULAŞTIRABİLİRSİNİZ...
EN ÇOK OKUNAN
Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
FOTO GALERİ
RADYO

TAKVİM
BU GÜNKÜ GAZETELER
FACEBOOK-BEĞEN
HABERLER