Ana Sayfa > Site Yazarları

YUNUS TÜRKÖLMEZ - yunisturkolmez@gmail.com
ÖLÜLERİMİZİ YAKACAĞIZ, YARALILARIMIZI TEDAVİ EDECEĞİZ (SON)
04 Şubat 2019 - 203 okunma

ÖLÜLERİMİZİ YAKACAĞIZ, YARALILARIMIZI TEDAVİ EDECEĞİZ – SON *

Bu yazı dizimizde 1755 yılında Lizbon’da meydana gelen ve tarihin en ağır depremlerinden biri olarak kabul edilen yıkımı ve sonrasında yaşananları anlatmıştık. Şimdi başlıktaki bu dramatik veciz sözün niçin ve kim tarafından söylendiğini, ayrıca deprem sonrası şehrin yeniden nasıl imar edildiğini kısaca aktarmaya çalışalım.

Önceki bölümlerde anlattığımız gibi son derece ağır sonuçları olan bu depremden sağ kurtulanlar arasında aslında başarılı bir diplomat olan Markus Pombal’de vardır. Depremden korkan ve başkenti terk eden Kral Joseph, Pombal’e çok geniş yetkiler vererek adeta devletin tüm yönetimini ona bırakır. Artık her şey tek yetkili başbakan olan Markus Pombal’dedir.

Depremin yarattığı o can kaybı, yıkımların ve yangınların arasında ilk verdiği emir “Şimdi ne mi yapacağız? Ölülerimizi yakacağız, yaralılarımızı tedavi edeceğiz ve kentimizi yeniden inşa edeceğiz”.

Ölüleri yakacağız emri vermesinin tek nedeni, yıkıntıların altında uzun süre kalan cesetlerin, sel baskını ve lağım sularının yarattığı feci durum sonucu farelere yem olmaya başlaması ile doğabilecek salgın hastalıklardan kenti korumaktır.

Böylelikle tüm Lizbon şehrini zamanın en modern mimari anlayışıyla yeniden kurmak için hızla çalışmalara başlanmış ve şehrin onun zamanında yenilenen aşağı bölümüne Baxia Pombalina denilmesine sebep olmuştur. Zaten kentin bu bölümünün ana aksının bir ucuna Kral 1. Joseph’in, diğer ucuna da Başbakan Pombal’in heykelini dikmişler.

Bu yeniden imar planının ana şeması önceki kaotik plansızlığın yerine merkeze ulaşımı kolaylaştıran, ızgara şeklinde birbirine paralel sokaklar (grid sistem) ve ana hattı oluşturan geniş bulvarlar şeklinde olmuş. Bu sistem daha sonraları dünya çapında pek çok şehrin imarında örnek alınmıştır.

Bu faliyetlere başlamadan önce çeşitli modellemeler üzerinde çalışmalar yapılır. Beş ayrı plan oluşturulmuştur. Ülkedeki bütün kiliselere ve kamu görevlilerine emirler göndererek depremden önce neler hissedilmiş, farklı olan bir şeyler yaşanmış mı bunlar sorulmuş.

Sorulan sorular arasında özellikle su seviyesinde herhangi bir değişikliğin hissedilip, hissedilmediği son derce önemlidir. Ayrıca kaç binanın yıkıldığı ve ne gibi hasarlar aldığı (hasar derecelendirme) sorularını içeren anketler göndermiştir. Yani sismoloji çalışmalarına önemli katkılar sunulmuş.

Tüm şehri yeniden imar ederken bu yıkımın, bu acının ve yaşanmışlığın unutulmaması için depremde ağır tahribata uğramış Carmo Convent Kilisesini onartmamış ve bu kilise halen o yıkımın izleriyle durmaktadır.

Bir yıl gibi kısa bir sürede kent adeta yeniden doğmuş ve yeni binalar depreme dayanabilmesi için çok kafa yorularak yapılmıştır. Bu çalışmalar başarılı olmuş ki o devirde yapılan binaların çok büyük çoğunluğu, neredeyse tamamı onca deprem ve geçen zamana rağmen hala ayaktadır. Bazı araştırmacılar buna Pombaline Kafesi adını vermişlerdir.

İnşaatlar bittikten sonra askeri birlikleri evlerin arasında “rap, rap” uygun adımda yürüterek evlerde bir hasar oluşup oluşmadığının tespiti gibi çeşitli test çalışmaları yapılmış.

Bütün bu yaptıkları deprem bilincinin oluşması ve depreme dayaklı binalar yapılması, şehirler kurulması için tüm Avrupa’yı bir hayli etkilemiştir. Bütün bu yaptıklarının karşılığında kentin önemli ve lüks mağazalarını yer aldığı Avendida de Liberdade (Özgürlük Caddesi) caddesinin başında ana kavşakta ve meydan düzenlemesinin ortasında devasa bir heykeli bulunmaktadır.

1934 yılında açılmış olan heykelin üzerinde Pombal ve bir aslan bulunmaktadır. Aslan onun gücünü temsil etmektedir. Heykelin alt kısmında ise yakın çalışma arkadaşlarının heykelleri yer alır.

Portekiz tarihini derinden etkileyen bu adamın hayatı ile ilgili bazı bilgileri de aktarmaya çalışalım. Asıl adı Sebastio Jose de Carvalho e Melo’dur.

Doğum tarihi: 13 Mayıs 1699 Lizbon. Ölümü ise 8 Mayıs 1782 Pombal, Portekiz.

Coimbra üniversitesinde eğitim alan ve iyi bir diplomat olan Markus başta Viyana’ya olmak üzere birçok yerde büyükelçi olarak görev yapar. Devrin kralı olan V.john onu pek sevmese de ilk eşi tarafından çok sevilmesi onun bu göreve atanmasında önemli bir rol oynamıştır. Ancak o ölünce kral zaten pek sevmediği bu adamı 1749 yılında geri çağırır.

1750 yılında kral V. John ölünce yerine geçen oğlu I.Joseph babasının aksine Markus Pombali çok sevmektedir ve onu dışişleri bakanlığına getirir. Yaptığı çalışmaları beğenen kral ona giderek daha fazla güvenir ve devleti her bakımdan elinde tutması için adeta teşvik eder.

1755 yılında da Başbakan olarak atanır. Büyükelçiyken tanık olduğu İngiliz ekonomik başarılarından etkilenerek benzer politikaların ülkesinde de uygulanması için çalışır. Bu alanda önemli reformlar da yapar. Her türlü ticari faaliyeti düzenleyen şirket ve loncalar kurdurur. Şarabın kalitesini garantiye almak için üretimi kontrol altına aldırır.

Vergi sistemini en üst soylu sınıftan başlamak üzere en yoksula kadar daha adil olması için yeniden düzenlemeler yaptırır ve buda soylular tarafından fazla sevilmemesine yol açar.

Portekiz’de ve Hindistan’da ki Portekiz Kolonilerine köleliği kaldırır. Orduyu ve donanmayı yeniden örgütler. Colombia Üniversitesini yeniden yapılandırır. Portekiz’de ki farklı Hıristiyan Tarikatları arasındaki ayrımcılığa son verir.

1758 yılında krala karşı bir suikast girişiminde bulundukları ve onu yaraladıkları gerekçesiyle Cizvitler’in tüm mal varlığına el koydurur ve mensuplarının ülkeden kovulması emrini verir. Yapılan yargılamalarda bazı güçlü ailelerin mensupları da idam edilir. Ardından eğitimin daha dünyevi olması için çalışmalar başlatır.

Gücü arttıkça düşmanlarını da sayısı artıyordu. Öte yandan 1762 yılında İspanya tarihe yedi yıl savaşları olarak geçen savaşın bir parçası olarak Portekiz topraklarının önemli bir kısmını işgal eder. Ancak aynı yıl içinde Markus bu toprakların hepsini geri alır.

Kral I.Joseph’in 1779 yılında ölümüne kadar ülkeyi etkili bir şekilde yönetir. Yeni hükümdar kraliçe 1. Maria biriktirdiği bu gücü yüzünden Markus’tan pek hoşlanmaz ve onun krala yapılan suikast girişimi sırasında ağır cezalara çarptırdığı Tavaro ailesine yaptıklarının da intikamını alırcasına başbakanlığını ve tüm yetkilerini elinden alır. Malikânesine çekilerek artık sesiz bir hayat yaşayan Pombal 1782 yılında da ölür.

Depremlerden sonra, özellikle de 17 Ağustos 1999 depreminden sonra yaşadığımız sıkıntıları hepimiz hatırlarız. Gelin ben size kısa bir hatırlatma

yapayım. Dönemin Başbakanlık müşaviri Ahmet Sağar “O Gün” isimli belgeselde yaşananları şöyle anlatır.

“Biz Gölcükteki ağır tahribatı saat 11.30’da öğrenebildik, valilerle başbakanlık arasında ki bağlantıyı ise akşam 19.00’da ancak sağlayabildik. Haberleşmemiz tamamıyla felç olmuştu.” Yine aynı belgeselden öğreniyoruz ki, Ankara’da ki başbakan Ecevit, İstanbul’da ki Cumhurbaşkanıyla görüştürülemiyor. Yollar ve köprüler ağır hasar aldığı için ancak üç gün sonra başbakan Ecevit deprem bölgesine ulaştırılabiliyordu. İçişleri bakanı olan Sadettin Tantan ise helikopterle ulaştığı memleketi Adapazarı’nda gördüğü manzarayı ancak amatör bir telsizci aracılığıyla aktarabiliyordu.

Ne acı değil mi? Her depremden sonra nutuklar atarız, cenaze törenleri düzenleriz, çadırkentler kurarız. Ardından da sözde depreme dayanıklı toplu konutlar yaparız ama sonuç bir sonrakinde ve bir başka yerde aynı şekilde tekrar eder gider.

1755 yılında tek bir depremde Portekiz’in aldığı dersi ve önlemi alamayan bir ülke olmaktan hızla kurtulmamız dileğiyle diyerek bitirelim.

Dostlukla.

*Not: “Ölülerimizi Yakacağız, Yaralılarımızı Tedavi Edeceğiz” başlığıyla yayınladığımız ve üç bölüm olarak planladığımız yazının ilk bölümlerinin biraz uzun tutulması nedeniyle bu dördüncü bölümü yazmak zorunda kaldım. Ancak bu arada bilgisayarımda oluşan bir veri kaybı nedeniyle konuyla ilgili tüm dosyaların kaybolması bu son yazıyı bir hayli geciktirdi. Bu gecikme için hepinizden özür dilerim...


Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


YUNUS TÜRKÖLMEZ Diğer Yazıları

24 Ocak 2019 - HİTLER'İ DURDURAN SANTRAL MEMURESİ
21 Ocak 2019 - AFRİKA ÜLKELERi NEDEN FAKİRDİR...
31 Aralık 2018 - ESKİDEN YILBAŞI KARTPOSTALLARI VARDI.
07 Eylül 2018 - ÖLÜLERİMİZİ YAKACAĞIZ, YARALILARIMIZI TEDAVİ EDECEĞİZ 3
03 Eylül 2018 - ÖLÜLERİMİZİ YAKACAĞIZ, YARALILARIMIZI TEDAVİ EDECEĞİZ 2*
16 Ağustos 2018 - POSTA KUTUSU ÂŞIK OLUR MU?
29 Temmuz 2018 - ÖLÜLERİMİZİ YAKACAĞIZ, YARALILARIMIZI TEDAVİ EDECEĞİZ” 1*
29 Mayıs 2018 - SEMAVİ EYİCE BENİM HOCAMDI...
18 Mayıs 2018 - LİZBON MÜZELERİNİ VE TARİHİ ANITLARINI GEZMEYE DEVAM
11 Mayıs 2018 - LİZBON'DA SOKAKLAR, APARTMANLAR, MÜZELER VE ARENA…
07 Mayıs 2018 - KAHVE TADINDA TARİH VE SİYASET PORTEKİZ LİZBON’DA…
24 Nisan 2018 - SORUMLULUK
04 Eylül 2016 - "KULELİ VAKASI" 13 EYLÜL 1859
18 Mayıs 2016 - DEVRİMCİ BELEDİYECİLİK VE FATSA ÖRNEĞİ 3
10 Mayıs 2016 - DEVRİMCİ BELEDİYECİLİK VE FATSA ÖRNEĞİ 2
07 Mayıs 2016 - DEVRİMCİ BELEDİYECİLİK VE FATSA ÖRNEĞİ 1*
02 Mayıs 2016 - "TARİH YAZIMI VE TARİHÇİ İLİŞKİSİ"
19 Ocak 2016 - UNUTULMUŞ BİR KÜLTÜR VARLIĞI; ESEDERESİ CAMİİ...
29 Nisan 2015 - POSTANE İŞGALLERİ 6 (SON)
21 Nisan 2015 - POSTANE İŞGALLERİ-5-
14 Nisan 2015 - POSTANE İŞGALLERİ- 4
02 Nisan 2015 - POSTANE İŞGALLERİ- 3
30 Mart 2015 - POSTANE İŞGALLERİ (2)
24 Mart 2015 - POSTANE İŞGALLERİ...
26 Şubat 2015 - SADECE "ALDIRMA GÖNÜL" DEMEMİŞ...
06 Şubat 2015 - SARAY’IN MALİYETİ’Nİ BİLMEYEN MALİYE BAKANI (!)
27 Aralık 2014 - RÜŞVET VE YOLSUZLUK GELENEĞİ BİR OSMANLI MİRASI MI?
18 Aralık 2014 - DOĞU - BATI AYRILIĞI "SKİZMA"
23 Eylül 2014 - “BİR’E ÇEYREK KALA KASTAMONU”
15 Eylül 2014 - HAMASİ NUTUKLAR MI GERÇEKÇİ YOKSA BU RAKAMLAR MI?
22 Mayıs 2014 - “KAYIRMA VE YAĞMA SİSTEMİ”
01 Nisan 2014 - İSTEKLİ OLMAK VE BAŞARMAK
15 Mart 2014 - CHP BAŞAKŞEHİR’DE İKTİDARA KOŞUYOR
07 Mart 2014 - TELEFONUN ÜLKEMİZE GİRİŞ ÖYKÜSÜ VE İLK İMTİYAZ...
01 Mart 2014 - OSMANLI DÖNEMİNE AİT BİR ÖZELLEŞTİRME DENEYİMİ-POSTA TEŞKİLATININ ÖZELLEŞTİRİLMESİ
05 Şubat 2014 - TALİMATLI SORUŞTURMALAR
22 Ocak 2014 - HAŞGEŞ YA DA HAŞHAŞİN TARİKATI
16 Ocak 2014 - ZAMANLAMALAR MANİDAR
13 Ocak 2014 - BÜROKRASİ YOZLAŞIRSA.
10 Ocak 2014 - ARADA BİR...
07 Ocak 2014 - KARABORSACI BİR TACİRE BİR FİSKE
23 Aralık 2013 - HALK VE KAMUOYU YOLSUZLUKLARDA DUYARLI OLURSA
19 Aralık 2013 - ULUSLARASI ÇALIŞMA ÖRGÜTÜ: ILO
12 Aralık 2013 - SOĞUK HAVA, BUZ VE İSTANBUL BOĞAZI
29 Kasım 2013 - DERSANELERİN GEREKLİLİĞİ YA DA GEREKSİZLİĞİ
25 Kasım 2013 - SARIGÜL’ÜN ESENLER ZİYARETİ VE ZABITA ENGELİ
15 Kasım 2013 - İKİ PTT MEMURUNUN HAZİN HİKÂYESİ.
04 Kasım 2013 - KANUNİ NE ZAMAN YAŞADI?
04 Ekim 2013 - KESİNTİLİ YA DA JOPLU EĞİTİM
16 Temmuz 2013 - GEZİ DİRENİŞİNDEN YANSIMALAR
03 Temmuz 2013 - MEDİPOL MEGA HASTANELER KOMPLEKSİ ÇİLESİ
07 Mayıs 2013 - İKTİDAR BASKISI VE YEREL YÖNETİMLER...
09 Nisan 2013 - PTT ÇALIŞANLARININ MÜCADELE TARİHİNDEN-2-
28 Mart 2013 - PTT’DE GREV...
28 Şubat 2013 - 28 ŞUBAT VE SİVİL SİYASET
15 Şubat 2013 - YOKSULLUĞU KULLAN İKTİDAR OL, YOKSULLUĞU YÖNET İKTİDAR KAL
21 Ocak 2013 - “İTHAL İŞÇİYE İŞ, BİZİM İŞÇİYE DAYAK”
17 Ocak 2013 - MEHMET EMİN RAUF PAŞA VE KALLAVİ SİYASETİ
01 Ocak 2013 - ALDATMAK YA DA KANDIRMAK 2
11 Aralık 2012 - OSMANLI İMPARATORLUĞUNDA YABANCI POSTALAR VE ÜLKEYE ZARARLARI
29 Kasım 2012 - OSMANLI DÖNEMİNE AİT BİR ÖZELLEŞTİRME DENEYİMİ
26 Kasım 2012 - ALDATMAK YA DA KANDIRMAK 1
19 Eylül 2012 - KUSURSUZ SORUMLULUK YA DA İSTİFA SORUMLULUĞU
28 Temmuz 2012 - "ÖNCELİĞİMİZ YOKSULLUĞU PAYLAŞMAK OLMAYACAK”
11 Temmuz 2012 - RANT İÇİN DEĞİL HİZMET İÇİN YEREL YÖNETİM. YEREL YÖNETİMLERDE YENİDEN DÜZENLEME 2
02 Temmuz 2012 - SURİYE’YE YUKARIDAN BAKMAK 2
07 Haziran 2012 - YEREL YÖNETİMLER "YENİDEN DÜZENLEME ÇALIŞMALARI" - 1
02 Haziran 2012 - SURİYE'YE YUKARIDAN BAKMAK-1
18 Mayıs 2012 - TARİH TEKERRÜR EDER Mİ?
02 Mayıs 2012 - YEREL YÖNETİM TARİHİNDEN BAZI NOTLAR 3
23 Nisan 2012 - YEREL YÖNETİMLER TARİHİNDEN BAZI NOTLAR–2
21 Nisan 2012 - KORKULAR UÇURUMU
14 Nisan 2012 - YEREL YÖNETİMLER TARİHİNDEN BAZI NOTLAR 1
13 Nisan 2012 - 28 ŞUBAT VE SİVİL SİYASET
10 Nisan 2012 - YOKSULLUĞU YÖNETMEK BAŞARI MIDIR?
KÖŞE YAZARLARI
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
ARŞİV
..
SİZ DE YAZIN-YAYINLAYALIM!
HABERE DEĞER "ESENLER VE ÜLKE" YE DAİR KONULARI,GERÇEKLERİ,  
yerelgazeteci@hotmail.com,
esenlertime@hotmail.com,

E-MAİL ADRESLERİNDEN
GAZETEMİZE ULAŞTIRABİLİRSİNİZ...
EN ÇOK OKUNAN
Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
FOTO GALERİ
RADYO

TAKVİM
BU GÜNKÜ GAZETELER
FACEBOOK-BEĞEN
HABERLER